Loading...

CEO ve Lider Networking Röportajları - Yusuf Azoz - Kariyer.net Geçmiş Dönem CEO

TARİH: 19.3.2018
Ertuğrul Belen: "Sevgili Yusuf, gerek Kariyer.net'teki geçmiş dönem CEO sorumluluğunda, gerek şu anda yaptıklarınla sürekli farklı kitlelerle çalışıyorsun. Senin için networking nedir? Ne değildir?"
CEO ve Lider Networking Röportajları - Yusuf Azoz - Kariyer.net Geçmiş Dönem CEO.

Yusuf Azoz: "Öncelikle 'Bir networking yapayım!'ın çok hatalı bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. Networking bir sonuçtur. Çevren yani networkün zamanla oluşur. Yani, networking bir anda ya da bir hamleyle oluşamaz."

Ertuğrul Belen: "Networking senin için nasıl bir yolculuktur?"

Yusuf Azoz: "Çevremizde ve ilişkilerimizde sürekli tohumlar ekmek gerekiyor. Üstelik, tohumların yeşerip yeşermeyeceğini düşünmeden ekmek gerekiyor. Mesela diyelim ki bir etkinliğe davetlisiniz. O gün yaklaşırken "Gideyim mi? Gitmeyeyim mi?" düşüncesi aklınızdan geçiyor. Yoğun bir tempodasınız. Üstelik evde de aileniz var.

Böyle bir durumda içimden "Bu etkinlikte bulunmam lazım!" diyorum. Yeni tohumlar ekeceğimi düşünüyorum. Bugün değil, yarın da değil ama bir gün yeşerebilirler. Kariyerimin ilk günlerinden beri bu tohumları ekiyorum. Bazen zamanında, bazen öncesinde yeşeriyorlar. Yeşerdiklerindeyse ilişki ağları örülüyor."

Ertuğrul Belen: "Networking farkındalığı hayatında nasıl oluştu?"

Yusuf Azoz: "Boğaziçi Üniversitesi'ni tamamladıktan sonra birçok yüksek lisans programına başvurdum. Mühendislikte en iyisi olan Pennsylvania State Üniversitesi'ydi. Başvurum kabul edilmişti. Mutlaka burs almam gerekiyordu. Babam "İkinci döneme kadar burs alamazsan geri dönersin." demişti.

Bursu almayı başarmıştım. Ancak ikinci yıla girerken okulumdan "Artık sana burs veremeyiz. Çünkü doktora öğrencileri öncelikli olacaklar." demişlerdi.

Oysa ben yüksek lisansımı yapıp, çalışmak istiyordum. Kapı kapı kendi ilgi alanımdaki hocalarla görüşmeye başlamıştım. Aslında bu da bir tohum ekmekti. Kasturi adında Hintli bir hocamız vardı. "Bu hocayla da bir konuşayım." dedim. Arkadaşlarım bu fikirden vazgeçmemi, çünkü Kasturi'nin sadece doktora öğrencileriyle çalıştığını söylediler.

Cesaretimi topladım. Kasturi'nin yanına gittim. İlk tepkisi "Sana söylemediler mi? Ben sadece doktora öğrencileriyle çalışırım. Başka hocalarla konuş." oldu. "Söylediler. Yine de sizinle tanışmak istedim." dedim. "Bir konuda desteğe ihtiyacınız olursa hazırım." deyip, iletişim bilgilerimi paylaştım. Odasından çıktım.

O dönemde eşim Boston'da yaşıyordu. Dönem arası olmuştu. "Yanına gideyim belki orada staj bulurum." diye düşündüm. Tam iki hafta sonra Kasturi hocamdan bir eposta geldi. Bilgisayar mühendisliğine yeni katılan bir başka profesör, acil başlaması gereken projesine burs verecek öğrenciler arıyordu. Hemen geri dönüş yaptım. Bunun sonucunda da iki yıl yanında burslu çalıştım.

Şimdi geçmişe dönüp bakıyorum; hayatımın her noktasında olduğu gibi o zaman da olduğum gibi davranmıştım. Dürüst ve açık olmuştum, kısa vadede bir kazancım olmayacağını bilerek tohum ekmiştim. Kasturi'ye doktora yapmayacağımı ama çalışmak istediğimi söylemiştim. Bu da onda değerli bir etki bırakmıştı."

Ertuğrul Belen: "Networking'in geleceği ilişkilerle tasarlamak olduğunu sohbet ettik. Sen, gelecek planlarını nasıl yapıyorsun?"

Yusuf Azoz: "Üst düzey planlama yapmaya inanıyorum. Her yılın başında defterime neler yapmak istediğimi yazarım. Sadece işle ilgili değil! Mesela "Bir maraton koş, ailenle şuraları gez." gibi arzu ve hedeflerimi yazarım. O yıl bittiğinde mutlaka notlarıma geri döner ve bakarım. Bir taraftan planlara çok sadık kalmak, diğer taraftan da stres yapmamak gerekiyor."

Ertuğrul Belen: "Hedeflerine ulaşma sürecinde nelere dikkat ediyorsun?"

Yusuf Azoz: "Bilmiyorsam bilmediğimi sorarım. 1998 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk çalışmaya başladığımda yöneticime "Strateji nedir?" diye sormuştum.

Şöyle açıklamıştı: Ya "Sadece bir tek şeye odaklanacağım." diyeceksin ya da doğru kriterleri belirleyip "Akış beni zaten hedefe götürür." diyeceksin. Yani ya hedefe koş, ya da hedefe götürecek prensipleri belirleyerek ve uygulayarak yola çık."

Ertuğrul Belen: "Sürekli yeni insanlarla tanışıyorsun. Networking yöntemlerin var mı?"

Yusuf Azoz: "İlk dakikalarda karşımdaki insanı hızlıca tanımaya odaklanırım. Güzel bir sohbet sonrasında iletişim bilgilerini almayı atlamıyorum. Tüm kartvizitlerim dijital ortamda kayıtlıdır. O kartı ne zaman nerede aldığımı not alırım. Tanıştığım kişilere her zaman geri dönüş yaptığım için, ben de onları rahatlıkla ararım. Yeni biriyle tanışırken nasıl faydalı olabileceğimi çok net hissettirmek isterim.

İnsanları tanıştırmaya da önem veriyorum. İnsanları tanıştırmayı kafaya takmak gerekiyor. Oluruna bırakarak etkili tanıştırmalar yapamazsın."

Ertuğrul Belen: "Kariyerine yeni başlayan biri için networking yapmak daha mı zor?"

Yusuf Azoz: "Sosyal networklerde hiyerarşi olmadığı için özellikle yeni kuşağın herkesle daha rahat iletişim kurabildiğini gözlemliyorum.

Ancak şunu unutmamak gerekiyor:

Networking'de niyet çok önemlidir:

İnsanlarla neden temas kuruyorsun?

Sunacağın fayda nedir?

Bunlarda net olmak gerekiyor."

Ertuğrul Belen: "Bir şirket içindeki çalışanların; ekip, yönetim, vb. kendi aralarında kurdukları networkün de önemli olduğunu düşünüyor musun?"

Yusuf Azoz: "Kurumsal networking'in önemli olduğunu düşünüyorum. Profesyonel olarak çalışırken yöneticilerimle networking niyetimi hep açık konuşurdum. Kurum içindeki meslektaşlarımı tanımak ve onlarla sohbet etmek istediğimi paylaşırdım.

Mesela Turkcell'de ilk aylarımdı. Yöneticim bu yaklaşımımı hoşgörüyle karşılamıştı. Zaten ben koştukça, kurum içi networking'in neden önemli olduğunu daha net görmeye başladılar.

Ekiplerin kiminle konuşup konuşamayacaklarını kısıtlamamak gerekiyor.

Ayrıca "Ben yönetici olmak istiyorum." diye tutkusu olan birine, bu yetki kendiliğinden verilmiyor. Eyleme geçmesi gerekiyor. Çevresine kendini anlatabilmesi gerekiyor."

Ertuğrul Belen: "Harika tespitler! Yusuf, peki iş arama sürecinde networking yapmak ile ilgili ne söyleyebilirsin?"

Yusuf Azoz: "İş arama sürecinde CV hazırlamak küçük bir adımdır. Asıl etki CV'yi doğru ellere ulaştırmaktadır. Maalesef Türkiye'de iş arayan birisine halen "Zavallı" diye bakılıyor. İş aramak kötü bir şey değildir. Bu düşünceden arınıp, ilişki tohumları ekmek gerekiyor. Ulaşabileceğin herkese ulaşman gerekiyor."

Ertuğrul Belen: "Senden çok daha yetkin birisiyle networking yaparken, nelere dikkat etmek gerekiyor?"

Yusuf Azoz: "Ertuğrul, biz seninle çok uzun zamandır tanışıyoruz. Ancak yine de bu röportaj öncesi tüm çalışmalarımı tekrar araştırmış, hatta diğer röportajlarımı da incelemişsin.

İşte! Çevremizle ortak noktaları bulmak için araştırmak, o buluşmaya özen göstermek gerekiyor. Ezberle fayda sunmak mümkün değildir.

Ayrıca insanın yaptığı işleri sahiplenmesi gerekiyor. Mış gibi yapma! Bilgi saklama!

Çünkü sendeki hangi bilginin, çevrende kime, ne etkisi olacağını paylaşmadan öğrenemezsin."

Ertuğrul Belen: "Sen çevrenle ortak noktaları nasıl buluyorsun?"

Yusuf Azoz: "Mesela yeni bir projem var. Sohbetimin içine bu yenilikleri katıyorum. Asla bir şey talep etmiyorum. Ancak, ortak noktalar bir anda çıkmaya başlıyor.

Paylaşmaz, saklarsan kimsenin aklına işbirliği konuları gelmez, gelemez."

Ertuğrul Belen: "Özellikle gençlere networking tavsiyesi verebilir misin?"

Yusuf Azoz: "Gençlere özellikle şunu öneriyorum:

Mesela hemen orada Coca-Cola'nın geçmiş dönem CEO'su Muhtar Kent oturuyor. Tanışmak istiyorsun. Kalk tanış. Tanıt kendini. Bunun için özel biri olmana gerek yok. Hayat hikayeni anlatmana da gerek yok.

"Sizi heyecanla takip ediyorum. Burada görünce merhaba demek istedim. Tanışmak istedim." diyebilirsin.

Önemli olan cesaret etmek. Ben de, bu fırsatları oluşturduğumda aynısını yapıyorum.

Bazen karşında duran kişinin samimiyetini hissedemiyorsun. O zaman, kişiselleştirmeden yoluna devam et."

Ertuğrul Belen: "Kariyer.net CEO’luğunu yaklaşık bir yıl önce devrettin. Şu sıralar nelerle meşgulsün?"

Yusuf Azoz: "Kariyer.net’le Yönetim Kurulu Üyesi olarak ilişkimi devam ettiriyorum. Aynı zamanda, yaklaşık 6 aydır Polonya’nın Kariyer.net’i diyebileceğimiz Grupa Pracuj’un Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyorum.  Polonya’daki firmanın kurucusu ve CEO’su ile 10 yıllık bir tanışıklığımız var. Şimdi de profesyonel olarak onlara destek veriyorum. 

Bir yandan da lise ve üniversiteden çok yakın bir sınıf arkadaşımla "chatbot"lar üzerine bir startup’ımız var. Tamamen sanal ortamda yönettiğimiz Bdost projesi yaklaşık 2 yıldır devam ediyor. Arkadaşım Silikon Vadisi’nde çalışıyor ve ekibimiz de farklı lokasyonlarda projelere uzaktan destek veriyor.

Son günlerde, daha önce hiç dahil olmadığım, beni çok heyecanlandıran aile işimize de zaman ayırıyorum. Bambaşka, çok farklı bir sektör; ilaç ve besin destek ürünleri. Günümüz beslenme alışkanlıkları, insanın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve diğer bir çok doğal kaynaklı maddeleri yeterince sağlayamıyor. Bu eksiklikler, ileride oluşacak olan pek çok hastalıkların odağını teşkil ediyor. Bu sebeple, eksiklikler dışarıdan doğal besin takviyeleriyle kapatılmak zorundadır. Kayınbiraderimle birlikte 50 yıldan uzun bir geçmişi olan şirketimizi ve bu sektörü New Life markası ile yeni ufuklara taşıyoruz. Türkiye pazarına en yenilikçi ve kaliteli besin destek ürünlerini sunuyoruz."