Loading...

Ana Sayfa
  1. Blog

Kartvizit Kullanma Sanatı - 1

TARİH: 9.4.2010
Sekiz buçuk santim en ve beş buçuk santim boyunda olan bir kağıt parçasının neredeyse aynı ebattaki size bedelsiz verilmiş dünyanın en yüksek kullanım limitli (ya da limitsiz!) kredi kartından daha değerli olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?
Kartvizit Kullanma Sanatı - 1.

Düşünmediyseniz, elinize geçecek bir sonraki kartvizitin üzerindeki mürekkebin anlamını felsefi bir gözle tekrar değerlendirin… Günlük yaşamınızın farklı noktalarında aldığınız bu kağıt parçalarına değer yükleyen yegane etken o kartvizitlerin sahiplerini bir süre geçtikten sonra hatırlamanızdır.

Bu yazıyı okumayı şu anda bırakın! Hemen yanı başınızdaki çekmeceyi ve iş çantanızın ceplerini açın ve “en yakın zamanda organize edeceğim” dediğiniz ve onları yığdığınız “kartvizit zulasını” masanıza dökün! Şimdi… Tek tek kartvizitleri elinize alın ve nerede, ne zaman, ne vesileyle tanıştığınızı ve daha önemlisi kim olduklarını hatırlamaya çalışın!

Eğer hiçbir şekilde anımsamıyorsanız, elinizde üzerine belli bir düzende mürekkep bulaşmış “kağıt parçası” var. Halbuki ilk tanıştığınızda dakikanızı almayacak hızda kendinize kısa notlar almış olsaydınız, mürekkep iletişim fonksiyonunu yerine getirebilecekti.

Bu durumun, elinize şu anda “altı sıfırlı” TL geçmesinden hiçbir farkı yok! Size bugün üzerinde “altı sıfır” olan eski paramızdan bir kamyon dolusu verseler, bunun geçerli olmadığını bilirsiniz ve bir zamanlar çok değer yüklediğiniz o kağıtların artık bir anlamı olmadığını düşünürsünüz. 

Kartvizit kullanma sanatı da böyledir!  İlk elinize geçtiğinde bir değer yüklüdür. O değer sizin takibiniz ve etkin Business Networking yaklaşımınızla sürekli artabilir. Oysa, ilk etapta dikkat etmeden aldığınız ya da zaman içerisinde sahibini unuttuğunuz kartvizitin en doğru konumu çöp tenekesi olacaktır. (Yine de atmayın!)

Siz tüm kartvizitlerinizi yeniden bu bakış açısıyla gözden geçirirken, ben de bir sonraki yazımda sizlerle başlıca Kartvizit Kullanma Tekniklerini paylaşmak üzerine çalışmalarımı hazırlıyor olacağım.

Ertuğrul BELEN | Sabah İK İşte İnsan