Networking Gözlüklerinden Startup Turkey 2016

Sekiz yıl önce Startup Turkey’de gerçekleştirdiğim ilk Speed Networking Hızlı Tanışma seansı aklıma geliyor: otel koridorunda, Türkçe ve mikrofonsuz dahi beni duyabilen bir kalabalığa konuşuyorum.
Networking Gözlüklerinden Startup Turkey 2016.

Yıl 2016, Wall Street Journal Teknoloji sayfasında haberlerini okuduğum yatırımcıları, farklı sektörlerden gelen özel kurumlar, sponsorlar, kuluçka merkezleri, kamu temsilcileri ve onlarca konusunda uzman girişimci görüyorum.

Uçakta dönerken keyifle almaya başladığım Networking odaklı notlarımı paylaşmaya karar veriyorum. İşte Networking gözlüklerinden Startup Turkey 2016:

Networking havada başlıyor:
Sabahın ilk ışıklarıyla havalimanındayım. Yine de yapıcı bir dürtüyle “benimle birlikte seyahat eden tanıdıklar var mıdır?” diye açılmış tek gözümle bakınıyorum. Buldumbuldum.com kurucusu ve CEO'su Güçlü Gökozan’la uçakta başlayan sohbetimiz, otele varana kadar devam ediyor. Karşılıklı önemli güncellemeler yapıyor, olası bir işbirliği için mutlaka İstanbul’da görüşme kararı veriyoruz. 

Havalimanı transferleri tanışma fırsatı veriyor:
Güçlü Gökozan ile otele geçerken araçta daha önce hiç görmediğim kişiye “merhaba” diyor, katılım hikayesini dinliyoruz. Ailesinin farklı yatırımları olduğunu ve etohum’la  ilgilenmeye başladıklarını öğreniyoruz. Eski ekonomi şirket sahiplerinin işlerini geliştirecek internet ve mobil yatırımlar yapmasının, yeni ekonomiye büyük ivme kazandıracağına inanan biri olarak çok mutlu oluyorum. Konferans sırasında yatırımcı sayısına şaşıranlarla karşılaşmaya devam ediyorum. Transfer sırasında oluşan bu farkındalıkla, sektörlerinde katma değer yaratmak ve geleceğe akıllı yatırım yapmak isteyenlerin artmış olduğunu gözlemliyorum.

Katılımcı ve yatırımcı listeleri her zaman işe yarıyor:
Yıldan yıla görüştüğünüz insanlar çok olduğunda isimleri hatırlamak da zor oluyor. “Abi nasılsın ya? Şu Startup Turkey olmasa, nasıl görüşürdük?” kesmiyor. Networking eğitimlerimde isimleri ve yüzleri hatırlamayı uygulamalarla anlatan biri olarak, bu konuya yeni bir dil öğrenir gibi düzenli çalışmak gerektiğini söyleyebilirim. Startup Turkey sitesinden seyahat öncesi çıktısını aldığım konuşmacı, katılımcı, startup, finalist ve yatırımcı listelerini yanıma alıyorum.

Yeni ekonomi dostlarımın arasına girerken sayfalarca isim ve resim basılı kağıtlarla katılmanın komik olabileceğini düşünüyorum. Ancak, etkinlik boyunca tesadüfen masamda görenlerin rica etmesi ve isim hatırlamak için kıvrananlara uzattığımda gördüğüm mutluluk ifadeleri, bu yöntemin önemini yine hatırlatıyor.

Bu arada normalde benzer konferanslar öncesinde isimleri ve resimleri Name Shark uygulmasına yüklüyorum. Bulmaca gibi oyun oynarken isimleri ve simaları hatırlıyor ve ezberliyorum.

Konferansın ortak uygulamasını mutlaka kullanmak gerekiyor:
Bizzabo uygulamasında Startup Turkey etkinliği altında 300’e yakın check-in bulunuyor. Yani katılımcıların yarısı kullanıyor. Bu konulara yeterince önem halen vermediğimiz için “Türkiye için iyi bir sayı” diye düşünüyorum. Bizzabo’dan konuşmacılarla ilgili gelen sürekli hatırlatmalar ve canlı program akışı, özel bir asistan kadar değerli oluyor. Üstelik Silikon Vadisi’nden Bernard Huang (Mushi Labs) gibi üç değerli kişiyle buradan randevulaşıp, Startup Turkey’de tanışıp, sohbet ediyoruz.

An itibarıyla (28 Şubat 2016, Pazar – etkinlikten bir gün sonra) Bizzabo’da Startup Turkey grubunun halen aktif olduğunu görüyorum. Üstelik çoğu kişi LinkedIn hesabıyla Bizzabo’ya üye olabiliyor. Yani halen Bizzabo’ya bakabiliyor ve LinkedIn’de temasta kalmak istediklerimi ekleyebiliyorum.

Sahneye çıkanları LinkedIn’den takip etmek fark yaratıyor:
Özellikle Startup Turkey gibi bir zirvede LinkedIn’de olmayan biriyle karşılaşamazsınız. Dolayısıya sahnede ister girişimci ister bir konuşmacı olsun, dikkatimin dağılmaması için konuşmaları bitince hemen isimlerine LinkedIn’den bakıyor ve ekliyorum. Hatta sunumlarında beğendiğim konuları belirtip tebrik ediyor ve tanışmak istediğimi iletiyorum. Bu yaklaşım da Startup Turkey’de çok etkili oldu.

Yanına tesadüfen oturan kişiye “merhaba” demek gerekiyor:
Salona tanıdıklarla girildiğinde genellikle yan yana oturuluyor. Ancak çoğu zaman da yanınızda yeni bir sima belirebiliyor. Daha ilk seansta Coca Cola’dan ilk defa katılan bir yöneticiyle tanışıyorum. Kim olursa olsun, istisnasız hep “merhaba” deyip tanışıyorum. Burada kritik noktaya dikkat ediyor, lafı uzatmıyorum. Yani mini bir Speed Networking™ yapıyorum. Çünkü bazı insanlar aralarda çalışmak, sunum sırasında bakamadıkları mesajlarıyla ilgilenmek istiyorlar. Dolayısıyla, merhabamı kısa tutuyorum. Uzatmak isteyen olursa dışarda kahve içmeyi öneriyorum. Bu da o kişiyi farklı insanlarla da tanıştırmama vesile oluyor. Yani etkili bir başlangıç!

Sohbet sonrası alınan notlar sosyal sermayeye değer katıyor: 
Bir ara Aydın Bırık (Turkcell) yanımda oturuyor. Tıkır tıkır aldığı kartvizitler üzerine notlar alıyor. Baktığımı görünce dönüp “Senin teknik!” diyor. Utanıp kendim de hemen kartvizitleri çıkarıp yazıyorum. Onlarca kişiyle tanıştığınızda sohbet konuları ve kart sahipleri karışmaya başlıyor. Günde ortalama bir iki kişiyle tanışan beyninizi 40 hatta 50 sohbete zorlamak için bir yöntem gerekiyor. Not almak da burada devreye giriyor. İster kartvizit üzerine, ister cebinizdeki rehberde kişişler altındaki notlar bölümüne sohbetinizi unutulmaz yapacak bilgileri kayıt etmelisiniz. Çünkü daha sonra bir ismi hatırlamığınızda, konuştuğunuz konuyla ilgili kritik kelimeleri rehberin arama bölümüne giriyorsunuz. Cebiniz adeta bir arama moturu gibi o isimleri ekrana getiriyor. Bunun için Abbyy’s Business Card Reader ve CamCard uygulamalarını da öneriyorum.

Kahve arası Networking arası demek oluyor: 
Mümkünse Startup Turkey gibi bir Networking cennetine iş getirmemek gerekiyor. Kahve aralarında ekranları karşısından kalkamayanları görüyorum. Oysa, kahve arası Networking arası demek oluyor. İnsanlar yer içerken rahatlıyor. Yatırımcılarla sunumları öncesi tanışan ve “Saat 11:00’de sunum yapacağız. Özellikle sizin geri bildiriminiz değerli olur. Hızlı bir merhaba demek istedik.” diyen girişimci fark yaratıyor. Yatırımcıyla tanışmakla kalmıyor, hem dikkatini odaklıyor hem de yapıcı bir tarzla özgüven sinyali veriyor.

Speed Networking™ Hızlı Tanışma Seansı tanışma, tanıştırma ve tanınmaları dopingliyor:
Bir saat içerisinde girişimcinin 25-30 yatırımcıyla tanışması mümkün mü? Elbette Speed Networking™’le mümkün. Risk alıyorum; ilk defa herkesin herkesle tanıştığı rahat bir tanışma seansı yerine yatırımcılarla girişimcilerin karşılıklı olacağı bir Speed Networking™ tasarlıyorum. Etohum ekibinin desteğiyle harika bir seans gerçekleşiyor. Bu uygulamayı önceden araştıran ve özel hazırlanan girişimciler yatırımcıların nerede oturacağına bakıp ona göre kendilerine başlangıç noktası seçiyor. Sabah sunum yapmış bazı girişimcilerin “Sabah bizi dinlediniz mi?” diyerek yatırımcıyı tatlı mahçup ettiğini ve sohbeti kontrol edebildiğini fark ediyorum. İki dakikalık süreyi sadece kendi girişimini anlatmakla tüketmeyip, yatırımcıya soru yönelterek onu anlamaya ve dinlemeye odaklanan girişimcilerin ne kadar etkili olduğunu görüyorum. 

Yatırımcı da hazırlandığında Networking kaldıraç etkisi yaratıyor:
Samsung’un sponsorluğunda gerçekleşen akşam yemeği davetine katılıyorum. Bir ara sevgili Cem Soysal (Inventram Inc.) ve Joachim Behrendt (BIC Angel Investements)’le ayaküstü sohbet ediyoruz. Joachim Behrendt’in ekibinin onun tanışması ve takip etmesi gereken katılımcılar ve girişimcilerle ilgili detaylı bir rapor hazırladığını paylaşması beni heyecanlandırıyor. Joachim Behrendt ile yatırımcıların da girişimciye iyi hazırlanmasının ne kadar önemli olduğunu hissediyorum. Ayrıca, Cem Soysal gibi içten ve samimi bir tarzın, kafasında bin endişe taşıyan bir girişimciye doğal olma rahatlığını verdiğini ve onlara değer kattığını görüyorum.

“Asla yalnız yemek yeme” kuralı işliyor:
Bunu uluslararası Networking uzmanı Keith Ferazzi diyor. Çok da doğru söylüyor. Startup Turkey yalnız başına kafa dinlemek için kesinlikle doğru bir yer değil. Aslı Büyükdemir’in tanıştırmasıyla Samsung akşam yemeğinde Yazgülü Aldoğan (Posta Gazetesi) ve ertesi sabah kahvaltıda Dr. Fatoş Karahasan (Capital, CNN Türk)’la sohbet ediyorum. İnsanlar genelde oturmak için boş yer ararlar. Bu tarz etkinliklerdeyse, bir sandalyesi boş kalan, dolu bir masa aramak fark yaratıyor.

Gün sonu lobi lounge buluşmaları sohbet ve samimiyeti güçlendiriyor:
Gün içinde gerçekleşen yoğun sunumların da etkisiyle insanlar rahat davranamayabiliyor. Ancak akşam lobideki lounge buluşmaları, daha içten bir ortam sunuyor. Rahat ortamlarda doğal olmak da kolay oluyor. Onlarca kişiyle sohbet ediyor, karşılıklı güncelliyor ve yeni kişilerle tanışıyorum. Sayısını hatırlayamadığım kadar da tanıştırma yapmaya özen gösteriyorum.

Startup Turkey devam ediyor:
Eğer teması koruyup takip ediyorsanız, evet Startup Turkey’nin etkisi siz istediğiniz kadar sürüyor. Hatta daha yeni başlıyor. Kartvizitler rafa kalktığı anda ise sosyal sermayeniz kan kaybediyor. Hayatınızın o anlarını Startup Turkey’de insanlarla tanışmaya ayırdınız. Sosyal sermayeniz değer kazanıyor.

Takip etmediniz, sohbet konusunu unuttunuz, ziyaret teklifini değerlendirmediniz, kartviziti kaybettiniz, yeniden işlere gömüldünüz… Sosyal sermayeniz değer kaybettiği gibi zamanınız da boşa gitmiş oluyor. 

Özetle, katılanlar için Speed Networking™ ve Startup Turkey’nin gerçek etkisi bu hafta başlıyor. Teması koruyun. Takip edin. Güven odaklı Networking'le güçlenin.

Startup Turkey 2016'ya katılamadıysanız, Networking püf noktalarını az önce aldınız: 6-10 Ekim Startup İstanbul'u kaçırmayın. 

Teşekkürler:
Bir ekosistem networkü oluşturmak zor iştir. Gözlerimin önünde adım adım sekiz yılda, istikrarla ve her zaman bir önceki senin üstüne ekleyerek Startup Turkey’i büyüten Burak Büyükdemir’e teşekkür ederim. Networking konusunda iş ortaklığımız her ikimiz için de katlanan bir değerle artıyor. 

Aslı Büyükdemir’e de ayrı ve özel teşekkür ederim. Adeta bir Networking elçisi gibi beni birçok kişiyle tanıştırdı. Görüştürdü. Bin teşekkür.

 

Ertuğrul Belen | Business Networking Akademi