İlk İzlenim Değişiyor

Yıllardır herkes ilk izlenimin ne kadar önemli olduğunu söylüyor. Bu konu üzerine onlarca kitap yazılıyor. İlk izlenimin 5 dakika, 3 dakika ve hatta 30 saniyede oluştuğunu söyleyen kitapların vurguladığı önemli konular elbette var; giyim, hareketler, ses tonu. Bunlar sizi gördükleri an, ilk dikkat ettikleri özelliklerinizdir.
İlk İzlenim Değişiyor.

 

Peki içinde bulunduğumuz yeni dünyada halen fiziki ilk izlenim eskisi kadar önemli midir? 

Bunu şöyle konu alalım. Birisiyle tanışırız, giyimi, ses tonu, hareketleri, aksesuarlarıyla o kişiyi hemen zihninizde etiketlersiniz. Aynı Instagram ya da twitter'da yaptığınız gibi: #cesur, #çekingen, #ukala, #neşeli. Peki kafanızda çizdiğiniz resimden çok daha farklı çıkan tanıdıklarınız olmadı mı?  Çoğu kişi “ben seni ilk gördüğümd, şöyle (ukala, mesafeli, vb.) biri olduğunu sanmıştım" tarzında aslında olumsuz cümleler kurmuştur. 

Yeni araştırmalar düşündüğünüz aksine ilk izlenimin eskisi kadar önemli olmadığını, karşınızdaki kişiyi tanıdıkça ilk izleniminin tamamen silinebildiğini gösteriyor. 

İnsanları ilk izlenimlerine göre yargılamayıp, onlara şans vermek gerekiyor.

Çünkü;

İnsanları görür görmez hikayelerini yüzlerinden okuyamazsınız.

Birini anlamak için mutlaka sohbet etmeniz gerekir.

İnsanları tek bir tanım veya etiketle tanıyamazsınız.

Bir kişinin tarzı sert olabilir ama bu onun aynı zamanda ince düşünen, hassas biri olduğunu değiştirmez. Hem esprili hem de ciddi biri olabilir. Ünlü bir şarkı sözünde denildiği gibi. “You Can't Judge a Book by the Cover" (Bir kitabı kapağından dolayı yargılayamazsın”).

İlk izlenimle bir kişi hakkında belki fikir sahibi olabilirsiniz ama gerçekten kim olduğunu anlayamazsınız.

O zaman biri hakkında ilk görüşte karar verilmemeli ve o kişinin kendini ifade etmesine imkan tanınmalıdır.
Ya gerçekten ilk izleniminiz kötüyse? Harvard’ın yaptığı araştırmaya göre kötü bir ilk izlenimin düzeltilmesi için bazen sekiz olumlu görüşme gerekmektedir. 

Ne mutlu ki günümüzde artık ilk izlenimimizi düzeltmek eskisi kadar zor değil. Ortak tanıdıklar, tanıştığınız yerler, hatta tanışmadan hakkınızda öğrenilenler eski ilk izlenim tanınmının yerini almaya başlıyor. Eskiden sosyal ağlar ve bu kadar çok etkinlik yoktu. Etkinliğe önceden hazırlanmak ve araştırmak genel bir yöntem haline gelemeye başladı.

Bugün katıldığınız organizasyonlar dahi ilk izleniminizi oluşturuyor. Etkinlikleri tanıştığınız insanlarla değerlendiriyorsunuz.

Hatta tanışmadan dahi, ilk izleniminizi LinkedIn gibi sosyal ağlardan oluşturabiliyorsunuz.

Eski bir hikayede insanların nasıl algılandığyla ilgili üç aynadan bahsedilir:

Bir ayna kendinizi nasıl gördüğünüz, ikinci ayna insanların sizi nasıl gördüğü, ve üçüncü ayna ise gerçekliği temsil eder. 

Gerçeği yansıtabilmeniz için önce nasıl göründüğünüzü bilmeniz gerekir.

Doğallık ve uyum da böyle artar.

Ertuğrul Belen
Business Networking Akademi, Kurucu
Çok Satanlar “Networking Kitabı” Yazarı
ertugrul@networkingakademi.com
https://twitter.com/ErtugrulBelen
https://tr.linkedin.com/in/ertugrulbelen

 

 

Business Networking Akademi | Özge Önsen Belen'in Katkılarıyla.